Tükenmişlik Sendromu Nasıl Atlatılır?

Fiziksel, bilişsel ve psikolojik anlamda yorgunluk olarak nitelendirilen ama aslında tam olarak Tükenmişlik Sendromu Nedir? Tükenmişlik Sendromu Nasıl Atlatılır? Ve Tükenmişlik Sendromu Belirtileri? Tükenmişlik sendromunda olduğumuzu nasıl anlayacağız gibi bu konuyla alakalı birçok sorunuza yanıt bulabileceğiniz yazımıza Tükenmişlik Sendromunu ve hakkındaki bilgileri açıklayarak başlayalım.

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Aslında ilk olarak hastane çalışanları arasında gözlemlenerek tanımlanan tükenmişlik sendromu, bireyin yaptığı bir işte kendisini yeterince işlevsel göremediği ve verdiği hizmet ya da emeğinin sonucunda tatlı bir yorgunluk yerine hem fiziksel hem de özellikle bilişsel anlamda bitkinlik hissetmesiyle oluşmaktadır.

Genelde sadece iyi kâr etme üzerine çalışan işçiler, özensiz çalışma ortamları vs. gibi durumlarda daha sık görülmektedir. Başka bir araştırmaya göre sivil toplum örgütünde çalışan insanlarda şefkat yorgunluğu görülmesi ile de aslında bir anlamda bağdaşıyor. Bunun sebebinin örneğin yardım kurumunda yardım edilebilen sadece az bir yararlanıcı olması ve sorunu tamamı ile çözmenin imkansız olduğu düşüncesi olabilir. Böyle olunca da bu durumdan bunalan çalışanlar ister istemez psikolojik anlamda çöküntüye sebep olmaması için duyarsızlığa sığınabiliyorlar.

Günümüzde teknoloji kullanımının yaygınlaşması ile de artan bu sendroma yakalanırken insanlarda sürekli olarak ulaşılabilir bir konumda olmak, sürekli iletişimde kalmak, arkadaşları, çocukları veya sosyal çevresi ile bağlantıya ara vermek gibi bir lüksünün bulunmaması başlıca sorunları teşkil ediyor. Böyle olunca da bireyde kaçma hissi uyanıyor ve herkesten uzakta bir tatil isteği, uyuyarak uzaklaşma veya farklı kaçış yolları ile bu durumdan uzaklaşmak istiyor. Göz önünde iş yapan insanlar, oyuncu, sunucu, şarkıcı gibi meslekleri icra eden kişilerde görülmesi de aslında sendromun sebebini açıklar nitelikte.

Tükenmişlik Sendromu Belirtileri

Tükenmişlik Sendromunun fiziksel ve zihinsel olmak üzere belirtilerini aşağıdaki gibi açıklayabiliriz;

Sürekli bir yorgunluk hali;

Yorgunluk enerji düşüklüğü, uykusuzluk, halsizlik gibi kendini gösteriyor fakat eğer birkaç gündür sağlıklı bir uyku, dinlenme olmasına rağmen hala bu his varsa psikosomatik fiziksel bir sebebi de olabilir ancak ruhsal yorgunluk da söz konusu olabilir.

Kendini güçsüz hissetme;

Genelde aşırı derecede halsizlik ve bir işi yapabilmek için kendinde o gücü bulamadığını söyleyen insanlar, farklı sebeplerden dolayı da zihinsel yorgunluk yaşıyor olabilirler. Örneğin yaşadıkları olayları, durumları istedikleri gibi olmadığı ya da iyi yönetemediklerini düşündüklerinde zihinlerinde sürekli olarak bu durumları düşünmektedirler bu da aslında bir anlamda yaygın kaygı bozukluğuna işaret eden bir durum olmakla birlikte tükenmişlik sendromundan daha farklı bir yaklaşım gerektirmektedir.

  • Yorgun uyanma; En belirgin özellik de aslında bu olması yanı sıra uyanmakta zorluk, uykuya dalmakta zorluk da söz konusudur.
  • Sık hastalanma; Sık sık kabız olma ve çeşitli hastalıklar belirtiler arasındadır.
  • Bedensel ağrılar; Tükenmişlik sendromunda olan birey uzun süren ve geçmeyen sırt bacak ağrıları çekmektedir.
  • Kalp çarpıntısı; Yanı sıra, solunumda güçlük, mide problemleri, gibi sorunlar görülmektedir.

Ayrıca bu tarz fiziksel belirtiler yanı sıra zihinsel belirtilerden bahsedecek olursak;

  • Herhangi bir konuda karar vermede zorluklar,
  • Her zaman yapılan etkinliklerden zevk alamama,
  • Dikkatsizlik ve konsantrasyon problemleri,
  • Unutkanlık ve dalgın olmak,
  • İşleri erteleme,
  • Hızlı öfkelenme,
  • Çaresizlik hissi,
  • Eleştirilere tahammülsüzlük,
  • Kendini değersiz hissetme,
  • Özgüvende düşme

Tükenmişlik Sendromu Nasıl Atlatılır

Kendinizi Dinleyin;

Vücudumuzda bir rahatsızlık olduğunda çeşitli belirtilerle sinyal verirken, ruhsal durumlarda da aynı şey geçerli diyebiliriz. Sürekli yorgunluk hissi, keyifsizlik, enerji düşükliğü tükenmiş olabileceğinizin mesajını veriyor olabilir.

Hayır Demeyi Deneyin;

Tükenmişlik belirtilerini hissediyorsanız, yaptığınız işlerin üzerine yeni bir iş daha eklemeyin. İstemediğiniz şeyleri yapmak için kendinizi daha fazla zorlamayın ve gerektiğinde hayır demeyi bilin.

Kendinizi Rahatlatmaya Bakın;

Eğer yoğun bir çalışma temponuz varsa daha sık mola vermeye çalışın, kendiniz için bir şeyler yapmaya çalışın, örneğin uzanıp sakin bir müzik yada meditasyon yönergesi dinleyin veya ne size keyif veriyorsa bir süre her şeyi durdurup onu yapın ve keyif alıp rahatlayın.

Güçlü Taraflarınıza Odaklanın;

Zor işleri yaparken insanlar çoğu zaman tükenmişlik hissi yaşarlar. Zayıf yönleri geliştirmek için iyice üzerine gitmek mantıklıdır ancak bir yerden sonra tükenmişlik söz konusu ise daha güçlü taraflarınıza odaklanıp işleri başarmak sizi motive edecektir.

Çaba Harcarken Cimrilik Yapabilirsiniz;

Tüm insanlar ilişkilerinde, işlerinde bir öncelik koymadan hemen her şeyi halletmek, herkesi mutlu etmek isteyebilirler. Ancak bu uzun süre devam ettiğinde hem kişinin gücünü hem de motivasyonunu azaltır. Bunun yerine çaba harcadığınız iş ve ikili iletişimlerinizde önceliklerinizi belirleyip ona göre davranın. Size maddi manevi getirisi olmayan şeyler için enerjinizi harcamamaya çalışın.

Böyle ödevler yanı sıra alternatif tıp sayılan bazı önerilerden de bahsedebiliriz. Örneğin sabah uyarıcı kayısı çekirdeği veya tatlı badem gibi yağlar sabah diyafram bölgesine sürülerek ve koklanarak etkili olabiliyor. Zencefil yada çaya atılan karanfil uyarıcı etkiye sahip olabilmektedir. Ayrıca nane yağı ve okaliptüs çiçeği de koklamakla uyarıcı etki göstermektedir. Akşam uyumaya kolay geçebilmek için de, papatya çayı, ada çayı içmek ve romen papatyası yağı, lavanta yağı gibi yatıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri olan kokular yatağın yanında bulundurulabilir yastığa damlatılabilir.

Yazar: İlker Yavuz
İletişim: ilkeryavuza@gmail.com

 


Yorum Yazabilirsiniz.

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.